Kitap hakkında
Gurbet, yalnızlığın en derin hali midir yoksa aidiyetin kaybı mı? Köklerinden uzakta geçen her gün, insana taşın toprağın ötesinde bir şeylerin eksikliğini hissettirir. Aslında özlenen, sokakların sesi, komşunun selamı ya da annenin pişirdiği yemek değil; o topraklara sinmiş duygulardır. *Sılaya Özlem*, bu duyguyu yüreğinde taşıyanların hikâyesini anlatıyor. Şiirlerle örülü sayfalarında, gurbetin soğuk rüzgârında savrulan herkesin kendi anılarını bulacağı bir yolculuk sunuyor.
"Hasretin adıdır Bağıllı," der yazar, sanki her satırda o uzak diyarın sıcaklığını arıyormuş gibi. "Burada bayramlar bile yabancı," diye fısıldar kelimeler, çünkü gerçek özlem, zamanın değil, mekânın ötesindedir. Bu kitap, gurbette geçen her öğünün tatsızlığını, her gecenin sessizliğini paylaşanlara bir avuntu olsun diye yazıldı. Belki de en çok ihtiyaç duyulan şey, bu sayfalarda saklı: Sıla hasretini dindirecek bir nefes.
"Hasretin adıdır Bağıllı," der yazar, sanki her satırda o uzak diyarın sıcaklığını arıyormuş gibi. "Burada bayramlar bile yabancı," diye fısıldar kelimeler, çünkü gerçek özlem, zamanın değil, mekânın ötesindedir. Bu kitap, gurbette geçen her öğünün tatsızlığını, her gecenin sessizliğini paylaşanlara bir avuntu olsun diye yazıldı. Belki de en çok ihtiyaç duyulan şey, bu sayfalarda saklı: Sıla hasretini dindirecek bir nefes.