Bir kitap, binlerce ihtimal. Yeni kitapları takip et
PDF KİTAP İNDİRSimgeler SözlüğüEsat Korkmaz

Her kapağın ardında yeni bir dünya.

KİTAPLIĞINIZ İÇİN BİR KEŞİF

Simgeler Sözlüğü PDF Ekitap İndir

Esat Korkmaz · Yazar

Simgelerin de bir “amacı” vardır: Zamanın tersine çevrilmezliğine “başkaldırmak” ve insanı, tanrıların –mitsel kahramanların başlangıç zamanına “taşımak”, geçmişi “yakalamak” –gele-ceği “kurmak” gibi. Çoğunluk “sömür düzeninde tüketilemeyen”, ne olduğu kendi “...

Sayfa
1339
Kategori
Kültür
Yayın tarihi
Belirtilmemiş
Yayınevi
ANAHTAR KİTAPLAR YAYINEVİ
ISBN
9789758612567
Dil
Türkçe
Format
PDF / EPUB
Kültür ↗
İndirme henüz hazır değil

Kitap bilgilerini inceleyebilir, diğer kitapları keşfedebilirsiniz.

Bağlantılar eKitaplığım ana sayfasını yeni sekmede açar.

SAYFALARIN ARASINDA

Kitap hakkında

Simgelerin de bir “amacı” vardır: Zamanın tersine çevrilmezliğine “başkaldırmak” ve insanı, tanrıların –mitsel kahramanların başlangıç zamanına “taşımak”, geçmişi “yakalamak” –gele-ceği “kurmak” gibi. Çoğunluk “sömür düzeninde tüketilemeyen”, ne olduğu kendi “sessizliğinde saklı” bulunan, yeri-zamanı geldiğinde dışa vuracak olan “hiçliğin” kimliklendirilmiş biçimleri olarak çıkarlar karşımıza simgeler. Bir şeyin nasıl varlığa geldiğini-nasıl beslenip büyütüldüğünü anlatan karmaşık birer “kültür gerçekliğidir”ler. Her şeyin insanla “konuşmasını” sağlayan “şifre alfabe” nin harfleridir bir bakıma ya da “hiçliğin çocuklar”; eyleme geçtiklerinde, yani güncellendiklerinde “yaşamın sertliğini alırlar” ve dünyayı bizim için daha “yaşanılası bir yer” yaparlar. İnsanın bireysel özü, kendi “içindedir” ama onun bilinebilmesi için kendi dışıyla “nesnel” ilişkiye girmesi koşuldur; çünkü bireysel öz, nesnel ilişkide “okunabilir” : bu yolla bireysel öz, kendini “toplumsal öze taşır”: toplumsal öz, “yok sayılmamak” için sevgi, acı, neşe, v.b duygu düşünce durumlarıyla kendini “simge” biçiminde güncelleştirir: artık o, “yadsınmaz” bir toplumsallıktır. Hiçbir şeye sahip olmayan insan önce kendi “varlığını” taşımasını öğrendi; sonra doğanın dilini, yani “simge dilini” duyular yoluyla çözdü: Gökyüzünün berraklığında “sevgi-aşkı” siyahlığında “korku”yu gördü. Rüzgarın alçalıp yükseldiğinde, yıldızların yanıp sönüşünde, gündüz ile gecenin yer değiştirişinde “hikmeti” aradı. Doğanın çıkardığı her seste simgeleri keşfetti; simgelerin tamamında sözün “sırrına” erdi. Evreni “küçük bir nokta”ya, küçük bir nokta olarak algıladıkları kendilerini “verene” dönüştürdüklerinde “sonsuz boşluktan” ya da varlıkların özünden hakikat üretti.” Hakikatin izinde “varlığın da yokluğun da bir olduğunu” ya da iyilik ile kötülüğün eş olduğunu” öğrendi. Yaşamdan uzaklaşırsan “simge” senden sakınır; “hiçlik” seninle alay eder; yaşam kendi oyununu oynadığında “hiçlik” simge “doğurup” kendi geleceğini seyreder; yaşamın kendi oyunu “ölüm” tarafından kuşatılmış bir sahnede oynanan bir “trajedidir” çoğunlukla. Bu trajedide her simge “tutunulacak bir daldır.
KEŞFETMEYE DEVAM EDİN

Bunlar da ilginizi çekebilir

Kitaplığa dön ↗