Bir kitap, binlerce ihtimal. Yeni kitapları takip et
PDF KİTAP İNDİRSınırsız İşgal Haritaları (Birinci Kitap) Batı'dan Uzak Doğu'ya, Balkanlar'dan Arakan'aAkif Emre

Her kapağın ardında yeni bir dünya.

KİTAPLIĞINIZ İÇİN BİR KEŞİF

Sınırsız İşgal Haritaları (Birinci Kitap) Batı'dan Uzak Doğu'ya, Balkanlar'dan Arakan'a PDF Ekitap İndir

Akif Emre · Yazar

Âkif Emre’nin hayatında yaklaşık 20 yıllık bir dönemin verimleri olan gazete-dergi yazılarının bir külliyata dönüştürülmesi çabası, üç kitaptan oluşan, İslâm Âlemi hakkındaki yazılarının bir araya getirildiği Sınırsız İşgal Haritaları ile büyük ölçüde tamamlan...

Sayfa
272
Kategori
Edebiyat
Yayın tarihi
Belirtilmemiş
Yayınevi
BÜYÜYENAY
ISBN
9786256299245
Dil
Türkçe
Format
PDF / EPUB
Edebiyat ↗
İndirme henüz hazır değil

Kitap bilgilerini inceleyebilir, diğer kitapları keşfedebilirsiniz.

Bağlantılar eKitaplığım ana sayfasını yeni sekmede açar.

SAYFALARIN ARASINDA

Kitap hakkında

Âkif Emre’nin hayatında yaklaşık 20 yıllık bir dönemin verimleri olan gazete-dergi yazılarının bir külliyata dönüştürülmesi çabası, üç kitaptan oluşan, İslâm Âlemi hakkındaki yazılarının bir araya getirildiği Sınırsız İşgal Haritaları ile büyük ölçüde tamamlanıyor. Sınırsız İşgal Haritaları üst başlığını verdiğimiz ve birbirini tamamlayan bu üç kitaplık serinin ilk kitabının dikkat alanı Balkanlar: Bosna, Arnavutluk, Kosova, Makedonya-Üsküp; Asya ve spesifik olarak Doğu Türkistan, Kırım ve Arakan’ı konu ediniyor. Yani Batı’dan Uzak Doğu’ya uzanan bir yelpaze. 2021’de yayınladığımız Kudüs Bir Pusula da dahil edilerek dört kitaplık Sınırsız İşgal Haritaları, Âkif Emre’nin, değişmez duyarlılığı ekseninde, emperyal güçlerin her türden sömürgeleştirmeye maruz bıraktığı coğrafyalara adeta sistemli bakışıdır. İslâm Âleminin her bir bölgesine yönelik dikkatlerin ilkesel olarak eşit olduğu bu yazılarda, dünya haritasının büyük bir bölümüne, konumları itibarıyla sanki birbirinden ayrıymış gibi gözüken fakat şartları bakımından özünde eşit birçok bölgesine dikkat kesiliyor. Söz konusu coğrafyaların bizim için ortak özelliği, hemen hepsinin emperyal güçlerin işgal alanı olması ve her birinin bu duruma karşı en az 100 yılı aşan bir süredir varoluş mücadelesi vermesidir. Âkif Emre’nin, hayatı boyunca sekteye uğramadan işleyen ve bir yeryüzü adaleti arayışında olan keskin bilinci, soluğu hiç kesilmeyen yazısı, bize, Müslümanların güç nefes aldığı bir dünyayı gösteriyor. Diyebiliriz ki, bu onun talibi az olan misyonuydu. Doğrusu, bu sonuç, misyonu mümkün kılacak bir muhatap vizyonunun var olup olmadığıyla birlikte düşünülmeli. Fakat, oluşan yeni neslin gündeminde Âkif Emre’nin bulunduğu yer, onun duruşunu takdir edenler için övünç, kendisinin ruhuna ödül nedenidir. O, güncele olgusal yönleriyle ve kendi sabiteleri ile bakıyordu. Bir noktadan değil, bir merkezden konuşuyordu. Yüzeydeki olaya, derindeki dinamikler ve düşünce prensipleriyle yaklaşıyordu. Âkif Emre’nin düşünce prensipleri nereden doğuyordu? Bu sorunun cevabını önümüze dünya haritasını sererek ve ona medeniyet değerlerimizle bakarak verebiliriz. Ve bir farkı vardı. Emperyal işgal karşısındaki direniş mefhumu, tek başına değil, onda inşa mefhumunun içindeydi. Yazdıklarındaki ‘başkalık’ da burada ortaya çıkıyordu.
KEŞFETMEYE DEVAM EDİN

Bunlar da ilginizi çekebilir

Kitaplığa dön ↗