Kitap hakkında
Yazmak, bazıları için bir alışkanlık değil, bir soluk alıp veriş kadar doğal ve vazgeçilmezdir. Kimi sigarayı kolayca bırakır, kimi ise kalemini elinden düşürmeyi düşünemez bile. İşte bu kitap, yazmanın bir bağımlılık haline geldiği, bırakılamayan bir tutkuya dönüştüğü anları anlatıyor. Yazar, yıllarca evden adım atmadan geçirdiği günlerde bile yazmaktan vazgeçmemiş; yatakta geçirdiği saatler, düşme korkusuyla sınandığı anlar, bu tutkuyu daha da derinleştirmiş.
Düşmek, sadece fiziksel bir kayma değil; saygınlığın, değerin, umudun yitirilmesi demek. Bu hikâyeler, farklı yüzleriyle düşmenin izini sürüyor: gözden düşmek, çaresizliğe kapılmak, manevi bir çöküş yaşamak... Her biri, korkunun ve yeniden ayağa kalkmanın öyküsü. Gecenin sessizliğinde yazılan satırlar, savaşın karanlığında bile umudu aramış; çünkü yazmak, bazen en zor anlarda bile insanı ayakta tutan tek şey olabiliyor.
Düşmek, sadece fiziksel bir kayma değil; saygınlığın, değerin, umudun yitirilmesi demek. Bu hikâyeler, farklı yüzleriyle düşmenin izini sürüyor: gözden düşmek, çaresizliğe kapılmak, manevi bir çöküş yaşamak... Her biri, korkunun ve yeniden ayağa kalkmanın öyküsü. Gecenin sessizliğinde yazılan satırlar, savaşın karanlığında bile umudu aramış; çünkü yazmak, bazen en zor anlarda bile insanı ayakta tutan tek şey olabiliyor.