Kitap hakkında
Köyün her köşesi ayrı bir zenginlikti. Topraklar bereket fışkırır, evler iki katlı ve gösterişliydi. Yazlıklar ceviz, badem, elma, armut ağaçlarıyla dolu bahçelerin içinde yükselirken, çiçekler her yeri süslerdi. Pınarlardan akan sular hiç kesilmez, tarlalar buğday ve arpa ile altın sarısı bir denizi andırırdı. Zeytin ağaçları dallarını yere kadar eğen iri, simsiyah meyvelerle dolup taşar, zeytinyağı geç de olsa güvenilir bir kazanç kapısı olurdu. Ama incir... Köylünün belini altınla dolduran asıl mucize incirdi. İncecik kabuğu güneşin tatlısını içine hapsetmiş, Anadolu’nun bu armağanı yalnız Aydın’da değil, doğuya, Avrupa’ya, hatta Amerika’ya kadar ün salmıştı.