Kitap hakkında
Gece yarısı, eski bir köy evinin loş odasında, genç bir kızın merakı korkuya dönüşüyordu. "Bedr zamanı geldi," diye mırıldandı karşısındaki yaşlı kadın, sesi bir fısıltıdan farksız. "Şansın varmış, derdine çare bulacağım." Kız, buraya sadece eğlence olsun diye gelmişti; belki birkaç tatlı yalan, belki de geleceğe dair boş umutlar satın alacaktı. Ama kadının gözlerindeki o derin karanlık, içindeki ürpertileri artırıyordu. "Bedr zamanı mı?" diye sordu çekinerek. "Dolunay demek," dedi kadın, "ayın en dolgun, en güçlü olduğu gece." Sonra birden yüzü alev aldı sanki; buruşuk derisi kızgın bir lav gibi kızardı, gözleri ise hâlâ o kapkara boşlukta kaybolup gidiyordu. Kız, bu garip anın içinde kaybolurken, acaba buraya neden geldiğini sorgulamaya başladı.