Kitap hakkında
Rüzgâr alüminyum levhaları hışırdatarak geçerken, kurşun grisi meydan sessiz bir çocuğun yaşlı gözlerini andırıyor. O çocuk, öfkesini yutup sustuğunda geriye kalan tek şey, uzaklardan gelen üç sarı köpeğin çığlık gibi kahkahalarıdır. Sanki her şey, o anın içinde donup kalmış; hınç, gözyaşı ve haykırışlar, bir daha asla çözülemeyecek bir düğüm gibi havada asılı duruyor. Gözden kaybolan her yüz, unutulmuş bir hikâyenin parçası; her hıçkırık, zamanın derinliklerinde yankılanan bir sessizliğe dönüşüyor.