Kitap hakkında
Sait Faik, bir zamanlar kendi kendine söz vermişti: Yazmayacaktı artık. Yazmanın da bir tutku, bir hırs olduğunu düşünüyor, bu yüzden sessizce, dingin bir bekleyiş içinde ömrünü tamamlamak istiyordu. Ne var ki içindeki o durdurulmaz dürtü galip geldi. Bir gün ansızın tütüncüye koştu, kâğıt kalem aldı ve masasına oturdu. Ada’nın ıssız sokaklarında dolaşırken cebinde taşıdığı çakıyı çıkardı, kalemi yonttu. Sonra da o yonttuğu kalemi öpüp yazmaya başladı. Yazmasa delireceğini biliyordu.
"Son Kuşlar", yazarın bu iç hesaplaşmasını, yaşamla kurduğu o nazik ve hüzünlü bağı anlatan öykülerden oluşuyor. Sait Faik’in dünyasında her şey basit ama derin; bir kuşun uçuşu, balıkçıların günlük hayatı, adanın tenha köşelerinde geçen anlar... Hepsi, insanın varoluşuna dair küçük ama unutulmaz izler bırakıyor. Kitap, yazarın kendi sözleriyle, "hırs" dediği şeyin aslında yaşamın ta kendisi olduğunu gösteriyor.
"Son Kuşlar", yazarın bu iç hesaplaşmasını, yaşamla kurduğu o nazik ve hüzünlü bağı anlatan öykülerden oluşuyor. Sait Faik’in dünyasında her şey basit ama derin; bir kuşun uçuşu, balıkçıların günlük hayatı, adanın tenha köşelerinde geçen anlar... Hepsi, insanın varoluşuna dair küçük ama unutulmaz izler bırakıyor. Kitap, yazarın kendi sözleriyle, "hırs" dediği şeyin aslında yaşamın ta kendisi olduğunu gösteriyor.