Kitap hakkında
Akşamın serinliği bahçeye yayılırken, kapıda beliren gölgeyle irkildim. Eşikte duran kadın, yüzünü yarı karanlıkta saklıyor, başındaki ince eşarbı çenesinin altında düğümlemişti. Işığa adım attığında, tanıdık ama uzak bir anı gibi yüzü belirginleşti. Gözlerindeki o puslu bakış, yıllardır unutmaya çalıştığım acıyı yeniden canlandırdı. Dizlerimin bağı çözülürken, göğsümdeki sancı her nefeste daha da derinleşiyordu. Oysa geçmişi çoktan gömmüştüm; matemini kalbimin en kuytu köşesine itmiş, anıları bir bir silmiştim. Şimdi birlikte yürüdüğümüz yolda, portakal çiçeklerinin kokusu burnuma dolarken, verdiklerimiz sözler içimde yeniden alevleniyordu. Peki ya Süreyya? Onun adı, bu sessizliğin içinde bir soru işareti gibi asılı kalmıştı.