Kitap hakkında
Dünya, adeta hızını alamayan bir hastanın ateşli nefesleri gibi, her geçen gün daha da ısınırken, doğanın çığlıkları da kulaklarımızda yankılanıyor. Bilim, bu gidişatın kaçınılmaz sonuna işaret ederken, pek çok insan bu gerçek karşısında kaygıya kapılıyor. Oysa bu kaygıya kapılmak, kendi varoluşumuzu unutup dünyanın kaderine endekslemekten başka bir şey değil. Çünkü aslolan, dünyanın değil, bizim ömrümüzdür. İnsan, bu gezegenin bir parçası olsa da, onun yok oluşu bizim sonumuzu belirlemez. Aksine, dünyanın kaderi, bizim yaşam süremize bağlıdır. Bu kitap, insanın bu farkındalığı kazanması için bir çağrı niteliğinde. Kendi varoluşumuzun değerini hatırlatırken, gereksiz endişelerden sıyrılmamızı sağlıyor. Düşünmeye, sorgulamaya ve belki de hayatın anlamını yeniden keşfetmeye davet ediyor.