Kitap hakkında
Çocukluğundan beri hep yalnız yürüdü Şems. Babasıyla geçen yıllar, sayılı cümlelerin ötesine geçmedi; bir elin parmaklarını geçmeyen akrabalar, yılda birkaç günle sınırlıydı. Şehirden şehre savrulan bir hayat, kalıcı bağlar kurmasına izin vermedi. Bu yüzden her şeyi kendi başına halletmeyi öğrendi; eksiklerini tamamlamak, ihtiyaçlarını karşılamak, hayatı tek başına anlamlandırmak zorundaydı. "Sen her şeyi bilirsin" diyenlere gülüp geçse de, aslında bilmediği o kadar çok şey vardı ki... Hala öğrenmesi, düzeltmesi, tamamlaması gerekenler birikiyordu.
Sonraları etrafında insanlar çoğaldı belki, ama dostluk başka bir şeydi. Arkadaşlar, olsa olsa "Geçmiş olsun" deyip geçerdi; dost ise "Nasıl saklayacağız?" diye sorardı. Abartılı bir örnek gibi görünse de, asıl mesele buydu: Yargılamadan dinlemek, suçlamadan anlamak, ilişkiyi zedelemeden doğruları söyleyebilmek. Şems’in hikâyesi, yalnızlığın içinde yeşeren bir.
Sonraları etrafında insanlar çoğaldı belki, ama dostluk başka bir şeydi. Arkadaşlar, olsa olsa "Geçmiş olsun" deyip geçerdi; dost ise "Nasıl saklayacağız?" diye sorardı. Abartılı bir örnek gibi görünse de, asıl mesele buydu: Yargılamadan dinlemek, suçlamadan anlamak, ilişkiyi zedelemeden doğruları söyleyebilmek. Şems’in hikâyesi, yalnızlığın içinde yeşeren bir.