Kitap hakkında
Türkiye’de sosyal politikaların merkezinde uzun süredir aile yer alıyor. Yetkililerin sıkça vurguladığı bu yaklaşım, sosyal hizmetlerin klasik aile yapısını güçlendirmeyi hedefliyor. Kadınların annelik rolüne ağırlık veren, emeklerini ev içi sorumluluklarla sınırlayan ve kurumlar yerine aileyi ön plana çıkaran bu "aileci" anlayış, son yirmi yılda daha da baskın hale geldi. Ancak sosyal hizmetlerin aileye yüklenmesi, toplum açısından ciddi tehlikeler barındırıyor. Bu kitap, farklı sorun alanlarına odaklanarak hem hizmet sunanların hem de hizmetten yararlananların karşılaştığı riskleri ve zorlukları gözler önüne seriyor. Aileye dayalı bu politikanın yarattığı eşitsizlikler, yük dağılımındaki adaletsizlikler ve kurumsal desteğin eksikliği, derinlemesine ele alınıyor.