Bir kitap, binlerce ihtimal. Yeni kitapları takip et
PDF KİTAP İNDİRŞöyle Garip BencileyinHüseyin Yorulmaz

Her kapağın ardında yeni bir dünya.

KİTAPLIĞINIZ İÇİN BİR KEŞİF

Şöyle Garip Bencileyin PDF Ekitap İndir

Hüseyin Yorulmaz · Yazar

2021 yılı, Yûnus Emre’nin ölümünün 700. yılı dolayısıyla Cumhurbaşkanlığı tarafından yerinde bir kararla “Yûnus Emre Yılı” ilan edildi. Hemen akabinde buna, aynı toprağın hamuru sayılan Hacı Bektâş-ı Velî ve Ahî Evran da dâhil edildi. Anadolu’da İslâm düşünces...

Sayfa
144
Kategori
Roman
Yayın tarihi
2021-03-27
Yayınevi
DEĞİŞİM YAYINLARI KÜLTÜR KİTAPLARI
ISBN
9786052083765
Dil
Türkçe
Format
PDF / EPUB
Roman ↗
İndirme henüz hazır değil

Kitap bilgilerini inceleyebilir, diğer kitapları keşfedebilirsiniz.

Bağlantılar eKitaplığım ana sayfasını yeni sekmede açar.

SAYFALARIN ARASINDA

Kitap hakkında

2021 yılı, Yûnus Emre’nin ölümünün 700. yılı dolayısıyla Cumhurbaşkanlığı tarafından yerinde bir kararla “Yûnus Emre Yılı” ilan edildi. Hemen akabinde buna, aynı toprağın hamuru sayılan Hacı Bektâş-ı Velî ve Ahî Evran da dâhil edildi. Anadolu’da İslâm düşüncesini yoğuran Ahmed Yesevî, Mevlânâ Celâleddin-i Rûmî, Sultan Veled, Âşık Paşa, Süleyman Çelebi gibi birçok mutasavvıf ve düşünce adamı bir yana, sadece bu üç isim bile bin yılın başlarında İslâm düşüncesinin bu topraklarda ne denli kalıcı bir maya tuttuğunu bize gösterir. Bu maya, aynı zamanda bin yıldır Anadolu kapısının bize açıldığını gösteren tapu senedi hükmündedir. Yine tapu senedi hükmünde olan yerin üstündeki binlerce mimari eser -Allah göstermesin- yok olsa bile, bu söz ustaları aynı toprağı bir daha mayalayabilir. İşte sözün büyülü gücü burada kendini göstermektedir. Yûnus Emre, yedi-sekiz asır öncesinden sözün gücünü en iyi hissettiren mutasavvıf şairlerin başında gelir. Bunu, elinizdeki kitapta çok az bir kısmını okuyacağınız şiirlerinde bile görmek mümkündür. Bu şiirler, Üstad Necip Fazıl’ın ifadesiyle “şiirde varılmaz derece”dir. Yine Üstadın, duygu ve düşüncelerini samimi ve yalın bir şekilde ifade eden Yûnus Emre’nin şiirlerini “maveraî hasret” olarak tanımladığını da belirtmemiz gerekir. Klasik şiir tarihimiz boyunca İran dilinin bunca etkisi altında kaldığımız 13-14. yüzyılda; “peygamber”, “namaz”, “oruç” gibi dinî terminolojinin ana kavramlarını bile Farsçadan aldığımız bir zamanda, Yûnus Emre’nin o dönem şairleri arasında Türkçeyi nasıl olup da bu kadar arı duru kullandığının sırrı hâlâ çözülebilmiş değil. Bugünden geriye dönüp baktığımızda, Yûnus’un şiirleri, yedi-sekiz asır öncesinin semasında parlak bir kutup yıldızı gibi durmaktadır. Yûnus Emre şiirlerinde daha çok dünyanın geçiciliğini, fani olan bu dünyadaki insanın “hiç”liğini ele alır. Bu “ulu” şair şiirlerinde genellikle “ölüm” tema’sını işler. Tarihin bu en somut gerçekliğini, İslâmın doğasından sapmadan ve tesavvufun derinliklerine dalarak ele alır. Dünyada insanın yalnızlığını, ölümün gerçek ve hayatın yalan olduğunu şu şiirden başka hangi şiir daha içten yakalayabilmiştir: Bir garip öldü diyeler, Üç günden sonra duyalar, Soğuk su ile yuyalar, Şöyle garip bencileyin. Şu dizeler de aynı duygu ve düşüncenin devamı niteliğindedir: Yunus der ki gör Takdir’in işleri; Dökülmüştür kirpikleri kaşları, Başları ucunda hece taşları, Ne söylerler ne bir haber verirler. Özet olarak: Yûnus Emre hem inancın şairi, hem de dilimiz olan Türkçenin büyük bir sanatkârıdır.
KEŞFETMEYE DEVAM EDİN

Bunlar da ilginizi çekebilir

Kitaplığa dön ↗