Kitap hakkında
İnsanlar, yüzlerine özenle yerleştirdikleri soğukkanlı ifadelerin ardına saklanmayı başarabilir; gülümsemelerini dudaklarında dondurur, bakışlarını buz gibi sabit tutar, hatta nefeslerini bile kontrol altına alırlar. Ne var ki, elleri asla yalan söylemez. Tüm dikkatlerini yüzlerine verdikleri için, parmaklarının titreyişini, avuçlarının terini, sinirli hareketlerini gözden kaçırırlar. Oysa eller, ruhun gizli kapaklarını aralayan bir anahtardır; dudakların sırıttığı yerde, ellerin gerildiğini, gözlerin kayıtsız göründüğü anlarda parmakların nasıl çaresizce kıvrıldığını ancak keskin bir bakış fark edebilir. Bazen yaşam, bir nefeste ateşi ve buzu, umudu ve umutsuzluğu, yaşamı ve ölümü yan yana getirir. Ben de yıllar sonra, bu gerçeği ancak o anla kavrayabildim: Ölümün gölgesi düştüğünde, her şey bir anda soluklaşır, renkler solar, sesler uzaklaşır. Ve o anda, geriye kalan tek şey, ellerin konuşamadığı hakikattir.