Kitap hakkında
Güneşin altında akan zaman, bazen insanı kendi gölgesiyle baş başa bırakır. İlker Artıran’ın *Sub Sole* adlı yapıtı, bu yalnızlığın derinliklerinde kaybolan bir ruhun çığlığını duyuruyor. Babil’in tozlu sokaklarında savrulan bir hayatın izini süren anlatıcı, geçmişin yüküyle boğuşurken, kendini bir yabancı gibi hissettiği dünyaya isyan ediyor. Kimsenin doğurmadığı, kimseye doğurmadığı bir öfkeyle dolu bu ses, aslında hepimizin içinde saklı kalan o kırgınlığı fısıldıyor.
Sözcüklerin keskinliğiyle örülü sayfalar, okuru acımasız bir aynanın karşısına dikiyor. Artıran, kırık cümlelerle örülü bu hikâyede, insanın kendi varlığına yabancılaşmasını, umutsuzluğun gölgesinde nasıl da kolayca kaybolduğunu gösteriyor. *Sub Sole*, güneşin altında eriyen hayallerin ve unutulmuş yaraların peşinde, sessiz bir çığlık olarak kalıyor.
Sözcüklerin keskinliğiyle örülü sayfalar, okuru acımasız bir aynanın karşısına dikiyor. Artıran, kırık cümlelerle örülü bu hikâyede, insanın kendi varlığına yabancılaşmasını, umutsuzluğun gölgesinde nasıl da kolayca kaybolduğunu gösteriyor. *Sub Sole*, güneşin altında eriyen hayallerin ve unutulmuş yaraların peşinde, sessiz bir çığlık olarak kalıyor.