Kitap hakkında
İstanbul’un dar sokaklarından Paris’in şık mutfaklarına, New York’un hareketli caddelerinden geçen bir yolculukta, üç farklı hayatın kesiştiği bir öykü anlatılıyor. Hayatın iniş çıkışları, bazen bir sufle kadar narin ve öngörülemez olabiliyor. Lilia, her seferinde çöken suflesinin ortasında kendi varoluşunu görüyor; ne kadar uğraşsa da hayatın ani düşüşleri karşısında çaresiz kalıyor. Marc, kaybettiği aşkının acısını dindirmek için mutfağa sığınıyor, elleriyle yoğurduğu hamurlar ve pişirdiği yemeklerle geçmişin yükünden kurtulmaya çalışıyor. Ferda ise annesinin baskısından uzaklaşmanın tek yolunu, tencerelerin ve ocakların arasında buluyor. Üç ayrı ruh, mutfakta buluşuyor; acılarını, umutlarını ve yeniden doğuşlarını bir yemek tarifinin etrafında örüyor. Hayatın en derin yaraları, bazen en basit malzemelerle sarılabiliyor.