Kitap hakkında
Erzincanlı şair Yusufi, bir zamanlar dost meclisinde ağzından kaçırdığı sözlerin, kötü niyetli birinin kulağına gitmesiyle büyük bir pişmanlık yaşar. Arkadaşlarının kendisinden uzaklaştığını görünce, dilinin yarattığı zararın farkına varır. Bu olay, içine öyle bir düşer ki, artık konuşmamaya, suskunluğun koruyucu kanatlarına sığınmaya karar verir. Derken, zihninde beliren bir ses, ona bu suskunluğun hikâyesini yazmasını fısıldar. Yusufi de kaleme sarılır ve dilden doğan acıları, dostlukları zedeleyen sözlerin izini sürerek on manzum hikâyeyle anlatır. Her bir öykü, konuşmanın gücünü ve tehlikesini, sessizliğin ise kimi zaman en anlamlı yanıt olduğunu gösterir. Sükût Sanatı, dilin kırdığı kalpleri onarmak için yazılmış bir itiraf, aynı zamanda susmanın da bir sanat olduğunu hatırlatan naif bir uyarıdır.