Kitap hakkında
18. yüzyılda kaleme alınan *Süleyman-name*, İslam’ın kabulünden sonra Türk edebiyatında şekillenen dini eser geleneğinin önemli bir örneği olarak öne çıkıyor. Fıkıh ilminin temel konularını manzum bir dille aktaran bu eser, özellikle namaz ibadeti etrafında Hanefi ve Şafii mezheplerinin kurallarını sistemli bir biçimde sunuyor. İlmihal türünün klasik yapısına uygun olarak hazırlanan metin, inanç, ahlak ve günlük yaşamla ilgili pratik bilgileri de içeriyor.
Emrah Bilgin’in incelemesiyle gün yüzüne çıkarılan *Süleyman-name*, dönemin dini ve kültürel atmosferini yansıtan bir belge niteliği taşıyor. Osmanlı döneminde yaygınlaşan manzum ilmihal örneklerinden biri olan eser, hem edebi hem de dini açıdan dikkat çekici bir kaynak olarak değerlendiriliyor. Namazın şartları, hac ibadeti ve miras hukuku gibi konuları şiirsel bir üslupla işleyen metin, fıkıh geleneğinin zenginliğini gözler önüne seriyor.
Emrah Bilgin’in incelemesiyle gün yüzüne çıkarılan *Süleyman-name*, dönemin dini ve kültürel atmosferini yansıtan bir belge niteliği taşıyor. Osmanlı döneminde yaygınlaşan manzum ilmihal örneklerinden biri olan eser, hem edebi hem de dini açıdan dikkat çekici bir kaynak olarak değerlendiriliyor. Namazın şartları, hac ibadeti ve miras hukuku gibi konuları şiirsel bir üslupla işleyen metin, fıkıh geleneğinin zenginliğini gözler önüne seriyor.