Kitap hakkında
Bazı yaralar öyle derindir ki, kelimeler bile suskunluğa bürünür. Acının gölgesinde solan sözler, dudaklardan dökülmez artık; yalnızca içten içe kanar. Meryem’in doğum günü kutlaması, her şeyin değiştiği o geceye dönüşür. Sessizliğin ardındaki fırtınalar kopar, gizli kalan duygular bir anda alevlenir. O an, kalplerde saklı kalan şarkılar söylenir, yazılmamış şiirler dökülür kâğıtlara. Aşk, zincirlerini kırıp kanatlanırken, mantığın sınırları da paramparça olur. Yasaklar, aldatmacalar, korkular – hepsi o geceye meydan okur. Sevginin enkazından yeniden doğan umutlar, ölümün soğukluğuna inat, yaşamı yeniden yeşertir. 1944’te Sovyetler’in toplu sürgün kararıyla başlayan acı, bu romanda aşkın direnişiyle buluşur. M. Sait Uluçay, tarihin karanlık sayfalarına tuttuğu ışıkla, yüreklerin susturulamayacağını hatırlatıyor.