Kitap hakkında
Gökyüzüne takılı kalmış bir anı gibi, rüzgârın peşinde savrulan uçurtmaların telaşıdır bu satırlar. Hakan Cem, çocukluğun sisli koridorlarında dolaşırken, gemilerin uzak limanlarına demir attığı o unutulmaz günlere geri döner. Sözcükler, bazen suskunluğun derinliklerinde kaybolur; ama burada, sessizliğin ötesine geçen bir fısıltı var. Her cümle, gökyüzünde eriyen duman misali, hem görünmez hem de her yerdedir. Kırık bir aynadan yansıyan anılar gibi, bu kısa ama yoğun metin, okuru kendi geçmişinin kıyılarına sürükler. Ne bir haykırış ne de bir çığlık; sadece usulca akan zamanın izleri...