Kitap hakkında
Yağmurun ince ince çiselendiği bir akşamüstü, tramvayın durduğu köşede buluşurlar. İlk baharın tazeliği, ıslak kaldırımlarda yankılanan ayak seslerine karışır. O an, elleri birbirine değdiğinde, zaman sanki durur; yalnızca ikisinin arasında akan bir nehir gibi. Islanan saçlarından süzülen damlalar, dudaklarında buluşurken, aşkın en saf haliyle yüzleşirler. Ama anlatmak, her zaman olduğu gibi, en zor olanıdır. İçinde büyüyen korku, söze dökülemez; yalnızca suskunlukla avuçlanır. Küllerini sevmek, belki de en cesur yalanın ta kendisidir. Dışarıda yağmur dinmezken, onlar da birbirlerinde kaybolmanın hüznünü taşır. Sözcükler yetmez, zaman yetmez; yalnızca o an kalır, suya değen eller gibi.