Kitap hakkında
Gece yarısı duvarlara yaslandığında zamanın nasıl geçtiğini fark etmezsin. Bir haber gelir, kocan artık yoktur. Ev, tozlu bir kilimin serili olduğu holde, terk edilmiş bir istasyon gibi sessizdir. Trenler çoktan kalkmıştır, sabahın ilk ışıkları sızarken yalnızlığın ağırlığı omuzlarına çöker. Acılar, bedenine sarılıp seni boğmak istercesine yaklaşır. Ama güneş doğacaksa, sen de onunla birlikte ayağa kalkmalısın. Karanlığın içinde bir umut ışığı ararsın; belki de bu kez, acılarınla değil, onları kucaklayarak yürüyeceksin. Sessizlik, yalnızlık ve bekleyişin iç içe geçtiği bu hikâye, kaybolanların peşinden giderken bulduklarıyla yüzleşmeyi anlatıyor.