Kitap hakkında
Levent Delibaltaoğlu'nun *Tahta Araba*'sı, anıların ve coğrafyanın iç içe geçtiği bir öykü dünyasına kapı aralıyor. Yazar, Karadeniz'in sisli dağlarını, hırçın derelerini ve yemyeşil ormanlarını adeta bir ressam titizliğiyle kâğıda dökerken, bu topraklarda yaşayan insanların izlerini de sürüyor. 1980'lerden günümüze uzanan değişim, sadece doğada değil, toplumsal dokuda da kendini gösteriyor; özellikle kadınların yaşam mücadelesi, satır aralarında derin bir duyarlılıkla işleniyor.
Delibaltaoğlu'nun keskin gözlemleri, Yaşar Kemal'in doğa betimlemelerini andıran canlı anlatımıyla buluşuyor. Yöreye özgü sözcükler, benzetmeler ve sıfatlar, öykülere özgün bir tat katarken, okuyucuyu hem tanıdık hem de büyülü bir atmosfere çekiyor. Her sayfada hissedilen samimiyet, geçmişin izlerini bugüne taşıyan bir köprü kuruyor.
Delibaltaoğlu'nun keskin gözlemleri, Yaşar Kemal'in doğa betimlemelerini andıran canlı anlatımıyla buluşuyor. Yöreye özgü sözcükler, benzetmeler ve sıfatlar, öykülere özgün bir tat katarken, okuyucuyu hem tanıdık hem de büyülü bir atmosfere çekiyor. Her sayfada hissedilen samimiyet, geçmişin izlerini bugüne taşıyan bir köprü kuruyor.