Kitap hakkında
Güneş batarken sizi bir gölge gibi sarıyor ölümün soğuk nefesi; ay, gece yarısının karanlığında kaybolurken düşlerinizdeki yaralarla baş başa kalıyorsunuz. Limanlarınıza inen çıplak bulutlar, ayazda titreyen yalnızlıklarınızı kuşatıyor. Denizlerden uzak, taşlara çarpan haykırışlarınız, boyalı ama ıslak bir gökyüzünde yankılanıyor sanki. Kök salmış kırgınlıklar dinmiyor bir türlü; çocukluğunuzun o masum kahkahaları, kendi çemberlerinde dönen dünyanın ekseninde kaybolup gidiyor. Sevmek nedir bilmeyen yürekleriniz, sessiz bir çığlık gibi asılı kalıyor zamanın durgun sularında. Her şey bir anıdan ibaret; unutulmuş, parçalanmış, ama hâlâ sızıyan.