Kitap hakkında
Uzak bir diyardan koşarak gelen bir ses, şehrin gürültüsünü yarıp geçiyor. Bildiğimiz hikâyelerden tanıdık: inanmayanların arasında inanan, suskun kalmayıp haykıran, hakikati taşımak için ablukaları delen bir adam. Çağın karanlığında, doğruların yanlış, yanlışların doğru sanıldığı bir zaman diliminde, o ses yine yükseliyor. Hurafelerin üzerine dökülen kelimeler, unutulmuş gerçekleri gün yüzüne çıkarıyor. Sessizce fısıldamak yerine, bağıra çağıra söylemek gerekenler var artık. İçeride, kelimelerin seline kapılmak; dışarıda, boşlukta savrulup kalmaktan iyidir. Bu metin, o selin ta kendisi: unutulanı hatırlatan, umudu yeniden yeşerten, çağın gürültüsünde kaybolmamızı engelleyen bir çağrı.