Kitap hakkında
Van Gölü’nün sisli kıyılarında, unutulmuş bir Kürt köyü olan Estanik’te geçen bu roman, zamanla hesaplaşan bir adamın hikâyesini anlatıyor. Deyire, yıllar sonra doğduğu topraklara döndüğünde, geçmişin gölgesiyle yüzleşmek zorunda kalır. Çocukluğunun izleri, aile sırları ve köyün sessizliği arasında dolaşırken, belleğindeki yaralar yeniden kanamaya başlar.
J. İhsan Espar, insanın kendi hikâyesini yeniden kurma çabasını, yalın ama derin bir dille aktarıyor. Toprak, su ve hatıraların iç içe geçtiği bu öyküde, kimlik arayışı ve aidiyet duygusu, acıyla karışık bir yolculuğa dönüşüyor. Estanik’in taşları, Deyire’nin suskunluğuna tanıklık ederken, okuyucu da kendi geçmişinin izlerini sürmeye davet ediliyor.
J. İhsan Espar, insanın kendi hikâyesini yeniden kurma çabasını, yalın ama derin bir dille aktarıyor. Toprak, su ve hatıraların iç içe geçtiği bu öyküde, kimlik arayışı ve aidiyet duygusu, acıyla karışık bir yolculuğa dönüşüyor. Estanik’in taşları, Deyire’nin suskunluğuna tanıklık ederken, okuyucu da kendi geçmişinin izlerini sürmeye davet ediliyor.