Kitap hakkında
Mustafa Köneçoğlu'nun kaleminden çıkan bu kısa ama etkileyici biyografi, yaşamın yorgunluğunu ve insanın kendi içine dönüşünü anlatıyor. Sokakların eskidiği, duvarların solduğu bir şehirde, zamanın nasıl da sessizce akıp gittiğine tanık oluyoruz. Yazar, günlerin peş peşe sıralandığı, yaraların kabuk bağladığı, seslerin ise yalnızca yankılandığı bir dünyada, insanın varoluş mücadelesini samimi bir dille aktarıyor. Her satır, geçmişin izlerini sürerken, bugünün karmaşasında kaybolanları hatırlatıyor. Kimi zaman acı, kimi zaman umutla örülü bu anlatı, okuru kendi yalnızlığıyla yüzleştirirken, aynı zamanda insanın dayanıklılığına da vurgu yapıyor. Köneçoğlu, hayatın küçük ayrıntılarında gizlenen büyük gerçekleri, sade ama derin bir üslupla gözler önüne seriyor.