Kitap hakkında
Felsefe ile tarih, uzun süre birbirinden bağımsız disiplinler olarak görülse de, insanın kendini ve dünyayı anlama serüveninde bu iki alan iç içe geçmiştir. Antik dönemde doğa odaklı düşünce biçimleri, Orta Çağ’da ilahi iradeye dayalı yorumlarla yer değiştirmiş; ardından gelen Rönesans ve Aydınlanma ise soyut akılcılığı merkeze almıştır. Ancak 18. yüzyıldan itibaren, geçmişin bugünü şekillendiren gücü fark edilmeye başlanmış; tarih, anlamın ve bilginin kaynağı olarak öne çıkmıştır. 19. yüzyıl, bu bakış açısının etkisiyle tarihselliğin egemen olduğu bir dönem haline gelirken, felsefe de artık salt soyut kavramlardan değil, somut tarihsel süreçlerden hareketle sorgulanır olmuştur.
Doğan Özlem’in derlediği *Tarih Felsefesi: Seçme Metinler*, Herder’den Hegel’e, Schelling’den Schopenhauer’a uzanan düşünürlerin metinleri aracılığıyla bu dönüşümü inceliyor. Felsefenin tarihsellikle nasıl yeniden tanımlandığını,.
Doğan Özlem’in derlediği *Tarih Felsefesi: Seçme Metinler*, Herder’den Hegel’e, Schelling’den Schopenhauer’a uzanan düşünürlerin metinleri aracılığıyla bu dönüşümü inceliyor. Felsefenin tarihsellikle nasıl yeniden tanımlandığını,.