Kitap hakkında
İstanbul’un simgesi Ayasofya, Bizans’tan Osmanlı’ya uzanan serüveninde yalnızca bir ibadethane değil, aynı zamanda halkın hayal gücünü besleyen efsanelerle örülü bir anıt olarak da öne çıkar. Bu kadim yapının inşasından Justinianus dönemine kadar geçen süreç, gerçeklerle mitlerin iç içe geçtiği menkıbelerle anlatılagelmiştir. Ayasofya’yla ilgili Osmanlı döneminde kaleme alınan risaleler, çoğunlukla benzer kaynaklardan beslenir; kimi ayrıntılı, kimi özet, kimi sade, kimi ise sanatlı bir dille aktarılan bu metinler, yapının kutsallığını ve etrafında şekillenen inançları yansıtır. Menkıbevi anlatımların ardında, dikkatli bir bakışla tarihsel izler sürmek mümkündür. Ayasofya, geçirdiği dönüşümlerle olduğu kadar, ona atfedilen hikâyelerle de zamana meydan okur.