Kitap hakkında
Aşkın ve zamanın acımasız akışında savrulan bir yürek, Ezgi Nurhak’ın dizelerinde soluk alıyor. Geçmişin izleri, yarım kalan umutlar ve kaçınılmaz değişimin ağırlığı, sayfalar arasında sessiz bir fırtına gibi esiyor. Mecnun’un çöllerine düşen yalnızlık, bulutların ardında saklı gözyaşları, sevdanın ateşinde kavrulan bir gönül… Hepsi, zamanın soğuk rüzgârında savrulup gidiyor. Kışın yerini bahara bırakması, yılların o eski yarayı yeniden kanatması, saçların beyazla karışması – her şey, bir umut kırıntısı gibi kaybolup gidiyor. Ezgi Nurhak, aşkın ve hüznün derin sularında yüzen bu sözcüklerle, zamana meydan okuyan bir anlatı sunuyor. Acının, coşkunun ve vazgeçişin izini sürerken, okuyanı da kendi geçmişinin labirentlerinde dolaştırıyor.