Bir kitap, binlerce ihtimal. Yeni kitapları takip et
PDF KİTAP İNDİRTarihten Gelen SesÜmit Fehmi Sorgunlu

Her kapağın ardında yeni bir dünya.

KİTAPLIĞINIZ İÇİN BİR KEŞİF

Tarihten Gelen Ses PDF Ekitap İndir

Ümit Fehmi Sorgunlu · Yazar

….Tahsin Onbaşı, son bir kez doğrulup, azgın bir sel gibi ‘‘Allah Allah’’ nidalarıyla coşan Türk birliğine baktı. Bu ses tarihten kopup gelen, Kosova’daki, Çanakkale’deki, Dumlupınar’daki sesin aynısıydı. Artık dayanacak gücü kalmamıştı. Sendeleyerek olduğu ye...

Sayfa
96
Kategori
Edebiyat
Yayın tarihi
Belirtilmemiş
Yayınevi
ROMANTİK KİTAP
ISBN
9789944116848
Dil
Türkçe
Format
PDF / EPUB
Edebiyat ↗
İndirme henüz hazır değil

Kitap bilgilerini inceleyebilir, diğer kitapları keşfedebilirsiniz.

Bağlantılar eKitaplığım ana sayfasını yeni sekmede açar.

SAYFALARIN ARASINDA

Kitap hakkında

….Tahsin Onbaşı, son bir kez doğrulup, azgın bir sel gibi ‘‘Allah Allah’’ nidalarıyla coşan Türk birliğine baktı. Bu ses tarihten kopup gelen, Kosova’daki, Çanakkale’deki, Dumlupınar’daki sesin aynısıydı. Artık dayanacak gücü kalmamıştı. Sendeleyerek olduğu yere yıkıldı. Dipsiz bir kuyuya düştüğünü sandı. Bir an karşısında dedesini görür gibi oldu. Gülerek ona bakıyor, sanki düştüğü yerden kurtarmak ister gibi elini uzatıyordu. Dedesine doğru emekleyip sağ elini uzattı. O anda gözlerine sonsuz bir ışık doldu. Bu bir güneş miydi? Hayır hayır, güneş bu kadar güzel ve parlak olamazdı. Bir ara Hasan Yarbayın gözleri karşıya doğru kayıp ağlamaya başladı. Yanında bulunan birkaç askere aceleyle seslendi. — Çabuk beni ayağa kaldırın çabuk. Askerler koluna girip Hasan Yarbayı kaldırdılar. Hasan Yarbay gözlerini baktığı yerden ayırmadan ağlayarak — Niye buraya kadar zahmet buyurdunuz Ya Resulallah, ben sizin yanınıza geliyordum, dedi ve askerlerin kolları arasına yığılıp kaldı. Ey şehit oğlu şehit isteme benden makber Sana âgûşunu açmış duruyor Peygamber” Hasan’ın içi içine sığmıyordu. Bu kutlu yolda kendisinin de öncü seçileceğine inanıyordu. Önce Molla Gürani ve Akşemsettin gibi şeyhlerinin himmeti, sonra da ok atmadaki mahareti ve güreşteki ustalığı veriyordu ona bu inancı. Her şeyden önemlisi Sultan Mehmet Hân’ı Allah için çok seviyor ve onun ön sezgilerine güveniyordu. Dün çok yakından görmüştü onu. Beyaz atın üstünde, siyah sakalı, kartal burnu, sert bakışları ve uzun kaftanıyla o kadar çok heybetliydi ki, atını oradan oraya koşturup duruyordu. Bir ara gelip denizin kenarında durmuş ve hırsla Kostantinapol’e bakmış, sonra da kılıcını çekip atını hırsla denize doğru sürmüştü. Sonra da “Ya Bizans beni alır, ya da ben Bizans’ı” diye gürlemişti…
KEŞFETMEYE DEVAM EDİN

Bunlar da ilginizi çekebilir

Kitaplığa dön ↗