Kitap hakkında
Güneşin ilk ışıklarıyla birlikte kumsala iner, dalgaların yaladığı çakıl taşlarını toplarım. Yaz aylarında güneşin altında geçen saatler, bu renk cümbüşünün sırlarını açığa çıkarır. Her biri farklı bir hikâye barındıran taşlar, parmaklarıma takılacak yüzükler olur zamanla. Henüz kimsenin faili olmadığı cinayetlerin izleri gibi, sessizce beklerler ellerimde.
Denizin kıyısında geçen bu anlar, sadece taşlarla değil, geçmişin ve geleceğin izleriyle de doludur. Her bir çakıl, bir masalın başlangıcı gibidir; kim bilir hangi ellerden geçmiş, hangi yolları aşmıştır? Kimi zaman bir hatıranın, kimi zaman da unutulmuş bir düşün parçasını taşırlar. Güneşin altında parlayan bu küçük dünyalar, aslında büyük bir öykünün parçalarıdır.
Denizin kıyısında geçen bu anlar, sadece taşlarla değil, geçmişin ve geleceğin izleriyle de doludur. Her bir çakıl, bir masalın başlangıcı gibidir; kim bilir hangi ellerden geçmiş, hangi yolları aşmıştır? Kimi zaman bir hatıranın, kimi zaman da unutulmuş bir düşün parçasını taşırlar. Güneşin altında parlayan bu küçük dünyalar, aslında büyük bir öykünün parçalarıdır.