Kitap hakkında
Salih Kandilli’nin sayfaları arasında dolaşırken, gerçekle düş arasında bir köprü kurduğunu hissedersiniz. Taşranın tozlu yolları, çocukluk anılarının sisli perdesi, annenin gözlerinden süzülen dünya; hepsi bir araya gelip sizi bilinmeyen bir yolculuğa çağırır. Her satır, tıpkı dalgaların kıyıya vurması gibi, içten içe bir titreşim bırakır. Gurbetin acı tatlı hali, yabancı topraklarda kaybolmuş bir çocuğun gözünden aktarılırken, cennetten düşmüş gibi hissettirir kendinizi. Yerlilerin yadırgadığı o küçük bakışlar, aslında hepimizin içinde saklı kalmış bir parçayı aydınlatır. Kitap, ikindinin o sessiz anında oturup düşündürür; nerede olduğumuzu, nereye ait olduğumuzu sorgulatır. Denizin kokusu, sonsuzluğun kapısını aralar gibi gelir insana.