Bir kitap, binlerce ihtimal. Yeni kitapları takip et
PDF KİTAP İNDİRTehcir Günlerinde AşkErgün Yıldırım

Her kapağın ardında yeni bir dünya.

KİTAPLIĞINIZ İÇİN BİR KEŞİF

Tehcir Günlerinde Aşk PDF Ekitap İndir

Ergün Yıldırım · Yazar

Ergün Yıldırım, önemli bir sosyolog ve yıldızı her gün daha da parlayan bir entelektüel... Bu kitabı ise bir sosyoloji çalışması değil, babaannesinin hikâyesini anlattığı bir roman. Fakat sadece bir roman da değil, Türkiye’nin hala kanayan yaralarının neredeys...

Sayfa
236
Kategori
Edebiyat
Yayın tarihi
Belirtilmemiş
Yayınevi
UFUK KİTAPLARI
ISBN
9786055314057
Dil
Türkçe
Format
PDF / EPUB
Edebiyat ↗
İndirme henüz hazır değil

Kitap bilgilerini inceleyebilir, diğer kitapları keşfedebilirsiniz.

Bağlantılar eKitaplığım ana sayfasını yeni sekmede açar.

SAYFALARIN ARASINDA

Kitap hakkında

Ergün Yıldırım, önemli bir sosyolog ve yıldızı her gün daha da parlayan bir entelektüel... Bu kitabı ise bir sosyoloji çalışması değil, babaannesinin hikâyesini anlattığı bir roman. Fakat sadece bir roman da değil, Türkiye’nin hala kanayan yaralarının neredeyse tümüyle kesişen bir yüzleşme çağrısı. Babaannesi hayatının son dönemecinde, tüm hikâyesini Ergün Yıldırım’a anlatıyor ve böylece Yıldırım babaannesinin Tehcir döneminde, hayatını kurtarmak için ailesi tarafından Kürtlere verildiğini, ömrü boyunca Tahire olarak tanıdığı babaannesinin Ermenice adını öğreniyor. Öğrendikleri bununla da kalmıyor… Babaannesinin, evlerine el koyan Kürt beylerinin oğullarıyla neden kızlarını evlendirdiği ve böylece ailesinin talan edilmiş mallarının (küplerinin, yastıklarının…) nasıl tekrar ona geri döndüğünü öğreniyor. Yıldırım’ın yaşadığı bu şoku atlatmasının, ruhunu sağaltmasının tek bir yolu var, yazmak, yazmak… O da babaannesini merkeze alarak tüm bu yaşananları romanlaştırmaya karar veriyor. Onun ifadesiyle: “Babaannem uzun uzun anlattı. İç içe geçen hikâyeler, onun büyük hikâyesinde tek tek açılmaya başlıyordu. İçim bir eskici dükkânıydı. Zihnime dolan sırların üstündeki tozlar uçuşurken, keşfettiğim her nadide parçayı insanlarla paylaşmam gerektiğini hissediyordum. Kendimi yeniden keşfetmek ve bunu babaannemin hikâyesinin içinden geçerek tamamlamak için tutuşuyordum. Yüzyıla varan ve içinde büyük acılar taşıyan bir hayata tanıklık yaparak kendime yeniden bakmak ve varlığımın dağılan parçalarını birleştirip, yapıştırmak istiyordum. İstanbul’a döndüğümde her şeyi yazmaya başladım. Bayzan, Ali, Vartanoş ve Çerçi Mehmet arka arkaya döküldüler tarihten bugüne. Onların dünyası, babaannemin dünyasında ışıyarak, beni varlığımın bahçesine davet ediyordu. Kendime, sevdiklerime ve nefret ettiklerime dair bir ilk noktaya, bir milada ihtiyacım vardı. Hiç telaffuz edilmeyen ama hayatımızın her adımında bizi gölge gibi takip eden o milat belliydi. O konuşulmadan hiçbir parçanın bütünleşmesi mümkün değildi. O mozaik vazonun kırıldığı andı. O, Tehcirdi...”
KEŞFETMEYE DEVAM EDİN

Bunlar da ilginizi çekebilir

Kitaplığa dön ↗