Kitap hakkında
Pencerenin ardında usul usul ağaran bir sabah. Sonbaharın o hüzünlü solgunluğu, camdan süzülüp yüzüme dokunuyor. Rüzgâr, bozkırın üzerinde dolaşan bulutları kovalarken, tepelerde pelin otlarının kokusu yayılıyor. Şehrin beton yığınları arasında birer birer yanan ışıklar, sessizliğin içinde kayboluyor. Sokaklar bomboş, yalnızca kuşların cıvıltıları duyuluyor; lambalara konup, bir an sonra kanat çırparak uzaklaşıyorlar. Ansızın pencereye konan bir posta güvercini... Gözlerim doluyor. Yaşadığım her gün, bir film şeridi gibi gözlerimin önünden akıyor. Kimse fark etmedi beni. Nasıl eridiğimi, içimde kopan fırtınaları görmediler. Yalnızlık, artık tek saltanatım.