Bir kitap, binlerce ihtimal. Yeni kitapları takip et
PDF KİTAP İNDİRTesbihHalil İçöz

Her kapağın ardında yeni bir dünya.

KİTAPLIĞINIZ İÇİN BİR KEŞİF

Tesbih PDF Ekitap İndir

Halil İçöz · Yazar

Bazen gerçekleri daha iyi anlayabilmek için çağımızdan uzaklaşmamız gerekir. Alışkanlarımızdan, değer yargılarımızdan, inançlarımızdan, doğrularımızdan, yanlışlarımızdan, kimliğimizden… çok uzaklara savrulmalıyız. Bilmediğimiz yerlerde dolaşmak, oranın havasın...

Sayfa
Belirtilmemiş
Kategori
Edebiyat
Yayın tarihi
Belirtilmemiş
Yayınevi
CEYLAN YAYINEVİ
ISBN
9786058527058
Dil
Türkçe
Format
PDF / EPUB
Edebiyat ↗
İndirme henüz hazır değil

Kitap bilgilerini inceleyebilir, diğer kitapları keşfedebilirsiniz.

Bağlantılar eKitaplığım ana sayfasını yeni sekmede açar.

SAYFALARIN ARASINDA

Kitap hakkında

Bazen gerçekleri daha iyi anlayabilmek için çağımızdan uzaklaşmamız gerekir. Alışkanlarımızdan, değer yargılarımızdan, inançlarımızdan, doğrularımızdan, yanlışlarımızdan, kimliğimizden… çok uzaklara savrulmalıyız. Bilmediğimiz yerlerde dolaşmak, oranın havasını solumak, o zamanın kokusunu almak, orada yaşayan insanların duygularını yüreğimizde hissetmek gerekir. Kuş bakışı gibidir bu. Uzaktan, hatta yabancı bir göz... Üstelik bizi de soyan… Ancak çırılçıplak kalınca anlarız üzerimize giydirilen o demir elbiselerin ağırlığını. Tüy kadar hafif olunca tekrar dönebiliriz çağımıza. İşte o zaman sorgulayabiliriz bize giydirilen ne varsa. Ancak zordur bu, kimse fark etmez ağırlığını edebiyat olmasa. Halil İçöz’ün Tesbih adlı eserinde Osmanlı’nın son dönemlerine gittim. Cano ve Kawe’nin evine konuk oldum. Ailelerini tanıdım. Onların aşkına şahit oldum. Ve Cano’nun askere alınıp Arap ellerinde savrulmasına, hatta köleliğine. İçim sızım sızım sızladı. Cano’yu hüzünle takip ettim her gittiği yerde. Kawe’nin çaresizliğini içimde hissettim. Onun aşkına rağmen geleneklere ve dedikodulara çocukları için karşı çıkamayışını anladım. İçim burkuldu. Soyundum romanı okurken önyargılarımdan. Hiçbir yere ait olmadım. Ve devlet, aslında insanlara ne kadar uzak… İnsanlar günlük uğraşıları içinde aileleri ile yaşayıp giderken yönetenler onlardan her şey istiyor. Koparıp alıyor acımasızca sevdiklerinden. Uzaklara, ta uzaklara, hatta savaşa gönderiyor onları gözünün yaşına bakmadan. Ardında bıraktıkları ne yaşar, neyle karşılaşır, neler çeker, bir daha eski yaşantılarına dönebilirler mi, umursamadan. Oysa bizler, demirden elbiselerimiz içindeyken “Bu gerekli” deriz birbirimize. Karşı tarafta olanları suçlarız alabildiğine. Kin duyarız onlara. Ağzımızda köpük köpük salyalarla saldırırız. Onların da mazlum olduğunu, aslında bizim gibi kurban olduğunu anlamayız bir türlü. Bizi kışkırtanlar, birbirimize saldırtanlar yerine biz bedel öderiz. Tespih adlı romanında bunu anlıyoruz işte. O çağda ve günümüzde yaşanan olaylar nedeniyle insanlara savaş gerekli diye yutturulmasının, insanların evinden, ailelerinden, günlük işlerinden koparılmalarının zalimliğini, hatta bunun bir çeşit kölelik olduğunu anlıyoruz. Vicdani ret hakkının ne kadar gerçekçi, insani bir talep olduğunu hissediyor, hatta düşünüyoruz. Öylesine yalın bir anlatımı var ki Halil İçöz’ün, hüzünlenirken silkiniyor, kendimize geliyoruz. Oya Uslu
KEŞFETMEYE DEVAM EDİN

Bunlar da ilginizi çekebilir

Kitaplığa dön ↗