Kitap hakkında
Homeros’un destanları, yüzyıllardır insanlığın hayal gücünü besleyen unutulmaz sahnelerle doludur: Hektor’un, karısı ve küçük oğluna veda edişi, Odysseus’un Sirenlerin büyülü şarkılarına karşı direğe bağlanışı, Penelope’nin dokuma tezgâhındaki sabrı ya da Akhilleus’un, Hektor’un naaşını Truva surlarında sürükleyişi... Bu öyküler, ölümün anlamı, kimlik arayışı ve onur gibi evrensel sorular etrafında şekillenirken, kahramanların sevgi, saygı ve yoldaşlık bağları da her dönem yeni bir yorumla karşımıza çıkar. George Chapman’ın çevirisi, bu kadim metinleri yalnızca görkemli birer İngiliz destanı olarak sunmakla kalmaz, aynı zamanda canlı ve akıcı bir anlatımla okurun karşısına çıkarır. Chapman’ın dili, doğanın ve zanaatkârların dünyasını savaş meydanları kadar renkli kılar; Rönesans’ın klasik uygarlığa duyduğu heyecanla beslenir, hümanist düşüncenin derinlikleriyle zenginleşir. Homeros’un destanları, geçmişle.