Kitap hakkında
Çocukluğun o sıcacık kokusu gelir burnuna: taze pişmiş ekmek, üstüne dökülmüş pudra şekeri, annenin kısık sesinden dökülen tekerlemeler... Pencereden süzülen ışık, karla kaplı avluda dans eden gölgeler. Her şey masum, her şey safken o, kendi kabuğunda yaşar dünyayı. Dışarıda hüküm süren kalabalık, içinde kopan fırtınalar, sessizce akan gözyaşları. Zamanla dağılan anılar arasında kaybolur o kadın; çocukluğunun en yakın sırdaşı, en derin hüznü. Artık sadece bir tılsım gibi durur belleğinde, iki yüzlü hayatın gölgesinde.