Kitap hakkında
Dilovası’nda yapılan bir halk sağlığı araştırması, Türkiye’de bilimin ve bilim insanlarının karşı karşıya kaldığı gerçekleri acımasızca ortaya serdi. Prof. Dr. Onur Hamzaoğlu’nun, sanayi bölgesinde yaşayan annelerin sütünde ve bebeklerin dışkısında ağır metaller tespit ettiği çalışması, bilimsel bir uyarı olmaktan çıkıp bir suçlama konusuna dönüştü. Yetkililer, bulguların paniğe yol açtığı gerekçesiyle Hamzaoğlu’nu hedef aldı; tıpkı Galileo’nun döneminde olduğu gibi, gerçeği söyleyen susturulmaya çalışıldı. Bu olay, sadece bir akademisyenin değil, bilimin kendisinin de nasıl baskı altına alındığının çarpıcı bir örneği oldu. Sistem, kendi yarattığı sorunları görmezden gelirken, sorunu ortaya koyanı cezalandırmayı seçti. Bilimsel özgürlüğün sınırları, toplumsal gerçeklerle yüzleşmekten kaçınanların elinde yeniden çizildi.