Kitap hakkında
Semih Ertürk’ün bu ince ama derinlikli eserinde, sokakların sert yüzüyle entelektüel hayallerin çarpıştığı bir karakterin iç hesaplaşması anlatılıyor. Tıpkı bir labirentte kaybolmuş gibi, kahramanımız hem kaba saba bir dünyanın parçası hem de şiirin, sanatın ve felsefenin peşinde koşan bir hayalperest. Kırk dokuz sayfada, İstanbul’un arka sokaklarından Babil’in gizemli atmosferine uzanan bir yolculuk var; Orhan Veli’nin dizeleriyle bezeli, yalnızlığın ve aşkın gölgesinde şekillenen bir öykü. Her satır, okuru düşündüren, kimi zaman güldüren, kimi zaman da hüzünlendiren bir akışa sahip. Kısa ama etkileyici, sıradanlığa meydan okuyan bir metin.