Kitap hakkında
Gün batımının serinliği Torosların doruklarına yayılırken, atının başını çeşmeden kaldıran adam, bir an duraksadı. Çevresine bakındı; tanıdık bir iz, bir yön bulmaya çalıştı. Atını çevirip toparlandı, ama zihninde bir gölge belirdi. O deli adamın peşindeydi hâlâ. Gökyüzü maviye çalıyordu, ama sıcaklığın yerini serin bir hüzün almıştı. Kayalıklar, dikenler, taşlar... Atı dimdik ilerliyordu; öyle bir hayvandı ki, adeta rüzgârın peşinden uçardı. Çeşmenin serinliğinde dinlenmiş, yola koyulmuştu. Ara sıra arkasına bakıyor, sonra atını mahmuzluyordu. Yorgunluk bilmez gibiydi hayvan. Derken, bir şey oldu. Atının üzerinde bir gariplik hissetti adam; sanki zaman durmuş, etraf bulanıklaşmıştı.