Kitap hakkında
Derimin altında saklıydım, bir kabuk gibi sarıp sarmalayan o soğuk karanlıkta. Uyandım, esnedim, yeniden uykuya daldım. Su beni besledi, büyüttü, solgun tenime ilk renkleri verdi. Ateş geçti üzerimden, sertleştirdi, biraz daha koyulaştırdı beni. Yerin bağrından kopup doğmam için milyonlarca yıl bekledim. Sonunda gün yüzü gördüm. Eller beni ölçtü, biçti; ama onlar için değildim. Obsidyen vardı, sert, keskin, bana hiç benzemeyen. Aynı topraktan gelmiştik belki, ama ben yumuşak, kırılgan, bir kadın gibiydim. Göz ardı ettiler. Onlar için bıçak, zıpkın, mızrak uçlarıydı önemli olan. Ben ise... ben hiçbir işe yaramazdım. Taş olamazdım. Mr. Alabaster’dım ben.