Kitap hakkında
Mevlana'nın Mesnevi'sinden süzülen bu dokunaklı hikâye, yaşadığı dünyanın gürültüsünden uzaklaşan bir ruhun derin yolculuğuna ışık tutuyor. Bir zamanlar sahne ışıklarının altında alkışlarla parlayan, ünüyle dillere destan olan bir çalgıcı, ihtiyarlığında sesini ve şöhretini yitirdiğinde mezarlıkların sessizliğinde bulur kendini. Artık kimsenin yüzüne bakmadığı, ekmeğe muhtaç olduğu günlerde, içindeki feryadı gözyaşlarına döker. Geçmişin boş gururunu bir kenara bırakıp samimiyetle tövbe eden bu adamın iniltisi, gökleri sarsacak kadar güçlü çıkar.
Hikâye, insanın ne kadar yükseklerde uçarsa uçsun, sonunda yalnızca yüreğinin temizliğiyle değer kazandığını hatırlatıyor. Çalgıcının içten pişmanlığı, Hz. Ömer'e bile ulaşan ilahi bir işaret olur. Bu öykü, tövbenin umulmadık bir anda beklenmedik bir kişiyi nasıl yüce bir mertebeye taşıyabileceğini gösteriyor. İnsanın, hayatın geçiciliği karşısında ne kadar küçük,.
Hikâye, insanın ne kadar yükseklerde uçarsa uçsun, sonunda yalnızca yüreğinin temizliğiyle değer kazandığını hatırlatıyor. Çalgıcının içten pişmanlığı, Hz. Ömer'e bile ulaşan ilahi bir işaret olur. Bu öykü, tövbenin umulmadık bir anda beklenmedik bir kişiyi nasıl yüce bir mertebeye taşıyabileceğini gösteriyor. İnsanın, hayatın geçiciliği karşısında ne kadar küçük,.