Kitap hakkında
Trakya’nın tozlu yollarında kaybolan bir adamın hikâyesi, Selahattin Demiraco’nun kaleminden sessiz bir fırtına gibi esiyor. Roman, geçmişin gölgesinde debelenen bir karakterin, köklerine dönüş yolculuğunu anlatırken, toprakla insan arasındaki o kopmaz bağı didikliyor. Her satırda, unutulmuş bir coğrafyanın sesi duyulur; tarlaların hışırtısı, eski evlerin gıcırtısı, zamanın yavaş akışı... Demiraco, sıradan bir hayatın içindeki derin çatlakları ustaca işlerken, okuyucuyu da bu sessizliğe ortak ediyor. Sözcükler, adeta bir ressamın fırça darbeleri gibi, Trakya’nın kasvetli güzelliğini tuvale yansıtıyor. 183 sayfalık bu yolculuk, hem bir iç hesaplaşma hem de bir veda niteliğinde.