Kitap hakkında
Denizlerin unutulmuş köşelerinde, paslı gövdesiyle bir hayalet gibi dolaşan *Tramp Steamer*, anlatıcının yolculukları sırasında defalarca karşısına çıkar. Her seferinde daha da yıpranmış, ama bir o kadar da dirençli görünen bu gemi, zamanla ona içini ısıtan bir yakınlık duygusu uyandırır. Yıllar sonra, geminin kaptanıyla tanıştığında, bu çelik yığınının ardında yatan hikâyeyi öğrenir: acı dolu bir aşk, bitmeyen bir sürgün ve insanın kendi kaderiyle inatlaşması. Mutis, denizlerin ve anıların sisli sınırlarında gezinen bu dokunaklı öyküyü, kendine özgü bir duyarlılıkla aktarır. Kaptanın, "Hikâyelerin sonu yoktur," diye fısıldadığı o gece, aslında her şeyin yeni başladığı andır. Belki de bu öykü, bir gün başka bir limanda, başka bir dudakta yeniden canlanacaktır.