Kitap hakkında
Modern yaşamın şekillendirdiği toplumlarda tüketim, salt bir ihtiyaç olmaktan çıkıp bireyin kimliğini ve sosyal konumunu belirleyen bir olguya dönüştü. Doğumdan ölüme uzanan süreçte her anımız, bilinçli ya da bilinçsiz tüketim kararlarıyla örülüyor. İşletmeler, pazarlama stratejilerini oluştururken tüketicinin satın alma alışkanlıklarını ve motivasyonlarını mercek altına alıyor. Günümüzde, sürekli tüketim kültürü öylesine içselleştirilmiş ki, ihtiyaçlar arzulara, arzular da yeni ihtiyaçlara dönüşüyor. Eskiden yalnızca gereksinim duyulanı alan bireyler, artık sürekli yeni ürünler peşinde koşuyor. Bu döngü, kişinin kendini değerli ve başarılı hissetmesinin bir yolu haline gelmiş durumda. Tüketim alışkanlıklarındaki bu değişim, pazarlama anlayışını da köklü biçimde dönüştürüyor; işletmeler, tüketicinin duygularına ve sosyal algısına hitap eden stratejiler geliştiriyor.