Kitap hakkında
Osmanlı İmparatorluğu’nun son dönemlerinde, çöküşün eşiğindeki devletin kurtuluş yollarını arayan düşünce akımları ortaya çıktı. Osmanlıcılık, İslamcılık, Türkçülük ve Batıcılık, bu çözülme sürecinde farklı perspektiflerden çareler sunmaya çalıştı. Her biri, içinde bulundukları zorlu koşullara kendi bakış açılarıyla yanıt ararken, aslında birer kurtuluş reçetesi olarak şekillendi. O dönemin dinamikleri, milliyetçilik ve ulus-devlet olgularının yükselişine tanıklık etti. Osmanlı’nın kurucu unsuru olan Türkler, başlangıçta bu akıma temkinli yaklaşsa da, imparatorluk içindeki diğer unsurların bağımsızlıklarını ilan etmesiyle milliyetçilik düşüncesi güç kazandı. Fuad Köprülü’nün deyişiyle, Türkler artık "milli bir ruh" arayışına girmişti. İttihat ve Terakki’nin çabaları, Rıza Tevfik’in ifadesiyle "boş hayallere sarılmak"tan öteye geçemese de, bu fikir hareketleri Cumhuriyet’in düşünsel altyapısının oluşumunda önemli bir rol oynadı.