Kitap hakkında
Türk edebiyatı, köklü geçmişiyle sadece sanatsal bir alan olmanın ötesine geçerek bilimsel bir disiplin olarak da değer kazanmıştır. Edebiyat teorisi, tarihi, eleştirisi, sosyolojisi ve felsefesi gibi farklı dallara ayrılan bu alan, zaman içinde çeşitli bilimlerle etkileşim kurarak kendine özgü bir yapı geliştirmiştir. Sümbülzâde Vehbî’nin 18. yüzyılın sonunda kaleme aldığı *Lütfiyye* eseri, Türk edebiyatında bu bilimsel yaklaşımın ilk örneklerinden sayılırken, Batı’da ise 19. yüzyılın ortalarından itibaren edebiyat bilimi kavramı sistemli bir şekilde ele alınmaya başlanmıştır.
Kadriye Hayır’ın titiz çalışması, mensur mi’rac-namelerin Türk edebiyatındaki yerini ve Musa b. Ahmed Antaki’nin eserini mercek altına alıyor. Beş bölümden oluşan bu inceleme, edebiyat felsefesinin derinliklerine inerek, metinleri analitik bir bakış açısıyla değerlendiriyor. Yazar, uzun soluklu bir araştırmanın ürünü olan bu.
Kadriye Hayır’ın titiz çalışması, mensur mi’rac-namelerin Türk edebiyatındaki yerini ve Musa b. Ahmed Antaki’nin eserini mercek altına alıyor. Beş bölümden oluşan bu inceleme, edebiyat felsefesinin derinliklerine inerek, metinleri analitik bir bakış açısıyla değerlendiriyor. Yazar, uzun soluklu bir araştırmanın ürünü olan bu.