Kitap hakkında
18. yüzyılın başlarında gün yüzüne çıkarılan Türk runik yazıtları, yüzyıllardır süregelen bir merakın ve araştırmanın da başlangıcı oldu. Danimarkalı bilim insanı Vilhelm Thomsen’in 1893’te bu gizemli harfleri çözmesiyle birlikte, bu alandaki çalışmalar hız kazandı. Orta Asya’nın uçsuz bucaksız bozkırlarından Doğu Avrupa’nın sınırlarına kadar uzanan geniş bir coğrafyada, Türk dili, kültürü ve tarihi üzerine yazılmış runik metinler, farklı disiplinlerden araştırmacıların ilgisini çekti. Bu nedenle, bu yazıtlarla ilgili yayınlar zamanla öylesine çoğaldı ki, hepsini bir araya getirmek başlı başına bir zorluk haline geldi.
Bu kapsamlı bibliyografya, yalnızca Kök Türk dönemine ait metinlerle sınırlı kalmıyor. Uygur Kağanlığı’ndan Maniheist ve Budist çevrelere, Hazar bölgesinden Doğu Avrupa’ya kadar uzanan geniş bir yelpazede, runik yazıyı kullanan halklara dair eserleri de içeriyor. Dilbilimden tarihe,.
Bu kapsamlı bibliyografya, yalnızca Kök Türk dönemine ait metinlerle sınırlı kalmıyor. Uygur Kağanlığı’ndan Maniheist ve Budist çevrelere, Hazar bölgesinden Doğu Avrupa’ya kadar uzanan geniş bir yelpazede, runik yazıyı kullanan halklara dair eserleri de içeriyor. Dilbilimden tarihe,.