Kitap hakkında
Çukurova’nın kavurucu sıcağı altında uzanan topraklar, insana hem yaşamın hem de acının kaynağını fısıldar. Pamuk tarlalarının beyaz lekeleri, mısırların dalgalanan yeşili ve ay çiçeklerinin sarı ışıltısı arasında kaybolan gözler, aslında bir ömürlük hasretin izlerini sürer. Şalvarlı kadınların poşularından süzülen bakışlar, güneşin altında kavrulan çocukların çatlak elleri, gurbetin yükünü taşıyan anaların al yazmaları… Hepsi, bu topraklarda birer hikâye anlatır. Her biri, köyden kente savrulan umutların, kırılan hayallerin tanığıdır.
Yazar, gelenekle modernliğin çarpıştığı bu coğrafyada, insanların içine düştüğü çatışmaları derin bir duyarlılıkla işler. Muhafazakâr değerlerle Batı’nın etkisi arasında sıkışan ruhlar, acı dolu bir arayışın içinde debelenir. Anlatılan her öykü, gerçekliğin çıplak yüzünü gösterirken, Türkçenin zenginliğini de ustaca kullanır. Sözcükler, tıpkı Çukurova’nın rüzgârı gibi akar;.
Yazar, gelenekle modernliğin çarpıştığı bu coğrafyada, insanların içine düştüğü çatışmaları derin bir duyarlılıkla işler. Muhafazakâr değerlerle Batı’nın etkisi arasında sıkışan ruhlar, acı dolu bir arayışın içinde debelenir. Anlatılan her öykü, gerçekliğin çıplak yüzünü gösterirken, Türkçenin zenginliğini de ustaca kullanır. Sözcükler, tıpkı Çukurova’nın rüzgârı gibi akar;.